Digiturk hakkında önemli veriler

7


Digiturk Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağrı Dönmez geçtiğimiz haftalarda Sky Türk kanalında bir sohbet programına katıldı ve bazı önemli veriler paylaştı. Malum Digiturk halka açık bir şirket olmadığı için finansal ve operasyonel verilere ulaşmak pek de mümkün olmuyor.  Bu yazımızda,  bu programda paylaşılan verileri tivilogy katma-değerini ekleyerek listelemek istedik. Programın kaydına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de 18 milyon hanenin 4,6 milyonu paralı-TV abonesi. Bu oran yaklaşık %26’ya denk geliyor. Paralı-TV pazarındaki toplam gelirin %75’inden fazlası Digiturk’e ait. Digiturk gelirlerinin %60’ı futbol dışı hizmetlerden elde ediliyor. Hollywood’da üretilen içeriğin %90’ı TV platformları arasında ilk olarak Digiturk’te gösteriliyor. Abonelerin arasında film paketlerine dahil olanların oranı geçtiğimiz sene %40’lık artışla %30’a ulaştı. Abonelerin %80’inin evlerinde internet bağlantısı var. Evinde internet bağlantısı olanların %60’ı limitsiz internet abonesi. Abonelerin %40’ı TV izlerken ikincil ekran (PC, tablet, smartphone) kullanıyor.

BTK’nın 2011 4.çeyrek raporuna bakıldığında uydu platform abonesi toplam 3,875 milyon. Rapora göre abone sayısına göre pazar paylarına bakıldığında Digiturk’ün pazar payı %63,45. Bu da 2,46 milyon aboneye karşılık geliyor. Raporda ayrıca 1.261K Kablo TV, 33K da TTNet Tivibu Ev  abonesi olduğu ifade edilmiş. Bu çerçevede toplamda yaklaşık 5,17 milyon aboneye ulaşılıyor.  Ayrıca bize göre toplam paralı-TV abone sayısını hesaplarken Tivibu Web kullanıcısını da hesaba katmak gerekiyor. Herhalukarda, paralı-TV pazarının yeterince büyük olmadığı konusunda Çağrı Bey’e katılıyoruz. 26.3 milyon haneli UK’de sadece Digiturk muadili BSkyB tek başına,  Mart 2012’yi 10,27 milyon abone ile tamamladı. Bu da %40’a yakın bir penetrasyona denk geliyor. Türkiye’de pazarın doğru değer önermesi ve gelişen altyapı ile büyüme potensiyeli halen yüksek. Yine BTK raporuna göre 2011 yılında uydu platform hizmetlerine ilişkin toplam gelir 115,9 milyon TL olmuş. Bu gelirin tamamını  Digiturk’e ait olsa dahi sadece futbol için yılda 321 milyon dolar ödendiğini düşünüldüğünde BTK’nin paylaştığı verilerin doğruluğu tartışılır hale geliyor.

Abonelerin %80’inde internet bağlantısı olması Digiturk için oldukça sevindirici bir durum olsa gerek. Böylece Digiturk IQ ürünü ile  OTT TV ulaştırabileceği ve ARPU’yu arttırabileceği hane sayısı da  2 milyona yakın. Bununla berebar, tüketici davranışları perspektifinden bakıldığında son kullanıcıları, uydu alıcılarını modemlerine bağlamak konusunda eğitmek pek de kolay olmayacaktır. Bu dönüşümdeki diğer handikap da sahadaki internete bağlanma yeteneği olmayan eksi teknoloji STB’ları yenileri ile değiştirmek gibi gözüküyor. Her ne şekilde ve ne kadar sürerse sürsün, OTT TV, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de norm haline gelecek ve bu konuda öncülük yapmak ve son kullanıcıyı eğitmek de büyük oranda Digiturk’e düşecek gibi gözüküyor. İkincil ekran kullanımı Amerika kadar yaygın olmasa da %40 dikkate değer bir oran. Multi-screen ve social TV teknolojilerine adaptasyonun hızlı gerçekleşeceğini çıkarımlayabiliriz.

Son olarak limitsiz internet kullanan abone sayısındaki %60’lık oranın da IP tabanlı içerik tüketimi yaygınlaştıkça artacağını ön görüyoruz. Bununla ilintili olan “Adil kullanım kotası” ve “Net Neutrality” konularını da başka bir yazıda irdeliyor olacağız.

Share.

About Author

7 yorum

  1. TR’in Entry level bir PayTv’ye olan ihtiyaci hala devam ediyor bu geriye kalan yaklasik 15 milyon hane icin…Sektorde FTV (Free to View) bir entry level PayTv’nin hala ihtiyac oldugunu ve fark olusturacagini dusunuyorum. Turkiye gibi FTA bir pazar olan Almanya’da bu model son 2 yilda cok is yapti…Detaylar icin (http://www.hd-plus.de)
    4 adet HD kanalla baslayan platform 2 yilda 14 adet HD kanala ulasti. Son kullanici aldigi kutu ile bu 14 HD kanala bir yil boyunca ucretsiz sahip oluyor 2. yildan itibaren ise isterse yillik 50 Euro ile abone olmaya devam ediyor istemezse uydudaki FTA kanallarini almaya devam ediyor ama HD versiyonlarini izleyemiyor…
    Is modeli cok basarili herkes iicin iyi bir sebep var…Son kullanici cok ucuza HD kanallari izliyor. Kanallar abone basina alinan paradan pay alip (subs base revenue sharing ) ile kendileri icin maliyet olan HD yatirimlarini kara donusturuyorlar. Platformlar normalde PayTV abonesi olmayacak (15 milyon hane) degisik segment’e ucuz ve kaliteyi onererek onlari PayTV aboneleri haline donusturup pastalarini buyutuyorlar. Ilerisi icin de upsell satma imkanina ulasiyorlar. STB saticilari artik SD kutu satamadiklarindan HD kutu satmak icin zaten can atiyorlar…TV ekipman saticilari artik ust segmentten cikip daha alt segmente HD satislarini arttirmak icin cirpinmaktalar…Bu tur bir urun sektorde herkesin paylasabilecegi ve kazanacagi bir urun haline donusuveriyor…En azindan Almany’da su anda bu boyle…

    Servis basladiktan 24 ay sonra 2.5 milyon STB piyasada bunlardan yaklasik 1.9 milyonu ilk 1 yillik deneme periyodunda 400 bini ilk 1 yilin ardindan 50 Euro odeyerek aboneliklerine devam etmekteler…1 yillik deneme suresi dolanlardan 200 bini servise devam etmemisler….

    TR’da da bu tarz bir platform cok is yapar dusuncesindeyim ki ozellikle su anda 23 ulusal kanaldan sadece 6 adetinin HD kanal olmasi digerlerinin de HD ‘ye gecisini hizlandirmak icin bur tarz bir platform cok ise yarayacak ve HD’ye donusumden herkes icin kazan-kazan bir sektor ekonomisi olusturulacaktir diye dusunuyorum…

    • Değerli yorumun için teşekkürler Ahmet. Aslında TR’de uydu alıcısı penetrasyonu oldukça yüksek(10 milyonun üzerinde). Ancak çok küçük bir kısmı HD-ready. Diğer taraftan HD-ready TV oranı da giderek artıyor. Dolayısıyla piyasada HD yayın oynatma yeteneği olan yüzbinlerce TV var ki, evlerdeki kullanım süreleri boyunca sadece SD yayın göstermişler. Bu çerçevede bakınca sana katılıyorum. Pay-TV pazarının büyümesi için cazip bir HD teklifi itici güç olacaktır. Bu konuda da anahtar sanırım hd-plus benzeri bir modelle broadcaster ve uydu platformları arasında kazan-kazan modeli oturtmak olacak.

  2. Merhaba, abi güzel yazı, elinize ve emeğinize sağlık.Yazıyı okumaya başlayınca aklımdan ilk geçen şey “Adil kullanım kotası” konusu olmuştur.Kısaca: bir kullanıcı için şuan yanılmıyorsam 50 GB gibi aylık kota uygulanıyor.120 dakikalık HD bir içeriğin ortalama birkaç GB’ye mal olduğunu düşünürsek, taş çatlasa 5-8 içerikte aylık kota doluyor.Yani film meraklısı bir kullanıcı 1 günde rahatlıkla bu kotayı doldurabiliyor.Ve bu kullanıcı Tivibu’yu açtığında bu pek de adil olmayan kota kullanımı nedeniyle teorikte küçültülmüş paketler halinde pratikteki adıyla KALİTESİZ yayın almaktadır!!! (yanılıyor muyum?) TTNET’in öncelikle bu satış stratejisini değiştirmesi gerekmez mi? Yani hem kullanıcıya Tivibu verip hem de kalitesiz yayın vermiş oluyor bu adil kullanım kotasıyla.Kısaca ben buna “Kendi ayağına sıkmak” diyorum.Kalitesiz yayın alan bir kullanıcı webden izleyerek Tivibu’ya bu parayı da ödememiş olur.Yanıldığım konular varsa lütfen uyarın.Selametle…

    • Evet, IPTV’de görev yapmış biri olarak “IPTV yayınları için adil kullanım kotası söz konusuu ” olmadığını biliyorum.Bahsettiğim şey normal kullanıcı deyimiyle TivibuWEB idi.Bu sorunu bende çok fazla yaşadığım ve çok fazla şikayet duyduğum için yazmıştım.Kota aşımından sonra alınan yayın kalitesi BERBAT denilebilecek kadar kaliteli ancak 🙂 Kota aşımından önce ise gayet iyi.Yani kullanıcıya iyi yayın vermek isterken hem de bunu kendi eliyle (kota uygulaması koyarak) bozmak acaba nasıl bir satış stratejisidir??? Yani bir taraftan yaparken bir taraftan yıkmak gibi birşey bu.TTNET’in bu kota sıkıntısı nedeniyle kablo internet kullanan birçok arkadaşım var 🙂

  3. Hidayet & Umut, yorumlarınız için teşekkürler.
    Öncelikle bir konuyu netleştirelim.
    TTNet’in şu anki modelinde Tivibu Web’den izlenen içerik kotadan düşerken, Tivibu Ev’de düşmemektedir. Bu sebeple “Adil kullanım kotası”nı konuştuğumuzda Tivibu Web’i düşünmeliyiz. Tivibu Web’de de en yüksek bitrate 1 Mbitps. Buna göre saatteki tüketim en yüksek video kalitesinde 360 MByte’a karşılık geliyor…Internet kullanım alışkanlıklarına göre ay dolmadan adil kullanım kotasına ulaşılabilir.

    Adil kullanım kotası, broadband endüstrisinin korsan trafiği yavaşlatma denemesi. Başka bir yazıda bu konuyu masaya yatıracağız.

    • kısa bir hesap yaparsak : 1h=3600s => 3600Mbit = 450 MB/h. Yani iyi kalite ile 24*450 = 10.5 GB sadece Tivibu kotadan götürüyor. 50/10.5 = 5 gün(yaklaşık değer 4.76 üzerinden). Kısacası SADECE Tivibu kullanan bir kullanıcı dahi 5 günde bu kotayı aşabilir.ayın kalan ortalama 25 günü kalitesiz yayına talim.Kaldı ki kullanıcılar interneti sadece Tivibu için kullanmıyorlar.izlenen içerikler, dinlenen müzikler, indirilen dosyalar derken bu 5 günden önce kotanın dolma ihtimali baya yüksek.Tabi herkes 7/24 internet kullanmadığı için bunun kolay kolay aşılamayacağını düşünenlerdne olablirsiniz.Fakat gördüğüm kadarıyla birçok kişi bu kotadan çok şikayetçi.
      NOT: kota aşımı konusu bu konuyla doprudan bağlantılı olduğu için bu yazıda gündeme getirmek istemiştim.

      İyi Günler dilerim 🙂 kolay gelsin