TSY: Türkiye’de Karasal Sayısal’ın geleceği

0

Günümüzde DVB-T2 çalışmalarına bu kadar yoğunlaşılmasının sebebi nedir? DVB-T2 her yerde gözde bir konu denebilir ama Almanya’nın önümüzdeki yıllarda karasal yayını kaldıracağını düşünürsek herkes için pek o kadar da cazip olmadığı ortada. Ayrıca son verilere göre tüm DVB kullanan ülkelerde ağırlık hala DVB-S, yani uyduda. Aslında Türkiye’de hala yanlızca DVB-T/T2’nin sayısal, diğerlerinin analog olduğu düşüncesi var ki bu son derece yanlış. DVB sistemi T/S/C’yi barındırmaktadır ve Türkiye’de hepsi için örnekler mevcuttur, Turksat(S), Teledünya(C) gibi.

Türkiye’nin bu geçişi son zamanlarda önemsemesinin bir sebebini, ileride çıkabilecek Türkiye’nin de içinde olabileceği bir savaşa bağlamak biraz garip görünsede o kadar uzak ihtimal değil. Türkiye’deki uydu kullanım ağırlığını düşündüğümüzde bu biraz daha mantıklı görünüyor. Mevcut durumda ana vericilere yayınlar hala uydudan geldiği için bu dağıtımı da karasal yapmak gerekli. Bunun altyapısını fiber ile sağlayarak DVB-T2 yayınını yaymak iyi bir plan olabilir.

Bu varsayımlar çerçevesinde düşünürsek DVB-T2 geçişi önümüzdeki yıllar için önem arz etmektedir fakat Türkiye’deki DVB-S kullanımına nasıl bir alternatif oluşturulması gerekli ki kullanıcılar bu sisteme geçsinler?

  • Öncelikle, artık cihazlarda vazgeçilmez olan internet bağlantılı uygulamaların geliştirilmesi gerekiyor. Bu konu düşünülerek karasal yayın zorunluluklarına HBBTV desteği eklendi. HBBTV ile neler yapılabilir, ne gibi iş modelleri çıkarılabilir ve nasıl paraya dönüştürülebilir, bunu sonraki yazımızda yayınlayacağız.
  • Free HD yayınların arttırılması. Bu artık olmazsa olmaz bir durum. Paralı servislerin çoğunda olan bu hizmetin free olarak da verilmesinin sağlanması önemli.
  • Yerel yayıncıların mutlaka sistemin içinde tutulması gerekiyor.
  • İleride 800Mhz ve üstünün, hatta zamanla 700 Mhz ve üstünün Telco firmalarına 4G için tahsis edilmesi düşünülüyorsa şimdiden daha iyi bir sıkıştırma sisteminin incelenmesi ve T2 geçiş zamanını biraz geciktirerek de olsa HEVC’yi zorunlu hale getirilmesi. İtalya şu anda bu konuyu tartışıyor. Telco firmalarına tahsisattan sağlanacak gelir ise aşağıdaki konuların gerçekleştirilmesinde kullanılabilir.
  • Devletin yayın organı olan TRT’nin daha aktif olması ve bu geçişte gerçek anlamda üzerine sorumluluğu alarak liderlik yapması. Bunun sağlanamaması muhtemelen sistemin çökmesi olacak. TRT, uyduda olmayan ve içerik anlamında gerçekten kullanıcıların dikkatini çekebilecek yayınları yanlızca DVB-T2’den yayınlayabilir, örneğin HD film kanalı. Bir çok pay tv operatörüne yanlızca bunun için gidildiğini düşünürsek faydası olabilir.
  • TRT haricindeki yayıncıların verici kısmında yapacakları değişiklikler için ikna edilmesi, gerekiyorsa desteklenmesi.
  • Tabiki en önemli destek yine devletten gelmeli. Sistemi desteklemek için ürün başına verilecek teşvikler düzgün içerikli bir sistemde kullanıcı tarafında etkili olabilir. Yada Süper Lig’in gelirinden feragat edip bunları karasalda yanlızca TRT ile yayınlamak da ciddi bir adım olacaktır.

Sonuç olarak, DVB-T2’nin gelişmesi için atılacak bazı adımlar var. Burada önemli olan samimiyet. Eğer devlet bu dönüşümü gerçekten yapmak istiyorsa önümüzdeki dönemde ciddi adımları görmeye başlamamız gerekli.

Share.

About Author

Comments are closed.